← Bloga geri dön
🇬🇧İngilizce

İngilizcede Yes ve No: Katılmak ve reddetmek için 20+ ifade

Sandor tarafındanGüncelleme: 22 Mart 20269 dk okuma

Hızlı cevap

İngilizcede “evet” için temel kelime “Yes” (/jɛs/), “hayır” içinse “No” (/noʊ/) kullanılır. Bunların dışında birçok nüanslı seçenek vardır: güçlü onay için “Absolutely!” veya “Definitely!”, net ret için “Not at all!” ya da “No way!”. İngilizcede nezaketin bir özelliği, insanların çoğu zaman doğrudan “No” demekten kaçınıp daha yumuşak ifadeler kullanmasıdır.

Kısa cevap

İngilizcede "evet" için temel kelime Yes (/jɛs/), "hayır" için temel kelime ise No (/noʊ/). Ama İngilizcede evet-hayır dünyası bundan çok daha zengindir. Anadili İngilizce olanlar, net onaydan doğrudan reddetmeye, kararsız ve dolaylı ifadelere kadar onlarca ince biçim kullanır.

Ethnologue 2024 verilerine göre bugün İngilizceyi yaklaşık 1.5 milyar kişi konuşuyor ve bunların yaklaşık 380 milyonu ana dili konuşuru. İngilizce 59 ülkede resmi dildir ve farklı çeşitlerde, Amerikan, Britanya, Avustralya İngilizcesinde evet ve hayır ifade etme biçimleri biraz değişebilir.

"İngilizcede onaylama ve olumsuzlamanın pragmatiği sadece kelime dağarcığı meselesi değildir: kültürel bağlam, tonlama ve koşullar birlikte bir 'yes'in gerçekten rıza mı yoksa sadece nezaket mi olduğunu belirler."

(David Crystal, The Cambridge Encyclopedia of the English Language, Cambridge University Press, 2019)

Özellikle önemli bir kültürel fark şudur: Britanya İngilizcesinde insanlar Amerikalılara göre doğrudan "No"yu çok daha az söyler. Bunun yerine yeniden ifade etmeler, tereddütlü biçimler ve yumuşatılmış reddedişler kullanırlar. Bu ilk başta kafa karıştırıcı gelebilir, ama mantığını anlayınca okumak kolaylaşır. Gerçek İngilizce içerikle gelişmek isterseniz, Wordy İngilizce öğrenme sayfası canlı diyaloglarda bu dönüşleri fark etmenize yardımcı olan etkileşimli altyazılar kullanır.

Bu rehber, güçlü evetlerden güvenli hayırlara ve ince, tereddütlü biçimlere kadar 20+ ifade gösterir. Her ifade için IPA telaffuz, örnek cümle ve kültürel notlar alırsınız.


Hızlı genel bakış


Evetler: İngilizcede onay ifadeleri

İngilizcedeki "yes" seçenekleri, daha resmi Yesten açıkça gündelik Yup ve Yepe, ayrıca Absolutely! ve Definitely! gibi vurgulu biçimlere kadar uzanır. Oxford English Dictionary'ye göre olumlu yanıtların çeşitliliği, İngilizce pragmatiğinin en zengin alanlarından biridir.

Yes

Kibar

//jɛs//

Kelime kelime anlamı: Evet

Yes, I'd be happy to help with that.

Evet, buna yardımcı olmaktan memnun olurum.

🌍

İngilizcedeki temel, nötr 'yes'. Her durumda güvenlidir: iş toplantıları, iş görüşmeleri ve yabancılarla. Resmi ve kasıntı duyulmaz, ama gündelik de değildir.

Yes, her bağlamda güvenle kullanabileceğiniz İngilizce olumlama kelimesidir. Merriam-Webster'a göre yes, modern İngilizcede en sık geçen kelimelerden biridir. Basittir ama çok esnektir.

Telaffuz ipucu: "y" sesi, "yes" kelimesinin başındaki sesle aynıdır. Yani: /jɛs/, Türkçede "yes" gibi. "ii-yes" ya da "ess" demeyin, bunlar belirgin aksanlı duyulur.


Yeah

Samimi

//jæ//

Kelime kelime anlamı: Evet (gündelik)

Yeah, that sounds great to me!

Evet, kulağa harika geliyor!

🌍

İngilizcede en yaygın gündelik evet. Arkadaşlarla, iş arkadaşlarıyla ve tanıdıklarla doğal duyulur. İş görüşmesi gibi resmi durumlarda veya tanımadığınız bir müşteriyle kullanmayın, onun yerine 'Yes' deyin.

Yeah, gündelik İngilizcede en sık duyacağınız kelimelerden biridir. Telaffuza dikkat edin: "yii-ah" değil, /jæ/. Gerçek İngilizce film ve dizilerde sürekli duyarsınız, bunları İngilizce öğrenmek için en iyi filmler yazısında bulabilirsiniz.


Absolutely!

Kibar

//ˈæbsəluːtli//

Kelime kelime anlamı: Tamamen / Kesinlikle

Absolutely! I completely agree with you.

Kesinlikle! Sana tamamen katılıyorum.

🌍

Güçlü, coşkulu bir onay. Sadece katılmadığınızı, tam destek verdiğinizi gösterir. Hem resmi hem gündelik durumlarda olur. Özellikle evetinizi vurgulamak istediğinizde işe yarar.

Absolutely!, İngilizcede en popüler "güçlü evet" seçeneklerinden biridir. British Council materyalleri, basit bir "Yes"in yeterince katılım göstermediği durumlarda sık kullanıldığını belirtir. Telaffuz: "ab-so-LOOT-lee", vurgu ilk hecededir.

💡 'Absolutely' sadece tek başına bir cevap değildir

Absolutely tek başına durabilir, ama başka evetlerin önüne de gelebilir: "Absolutely, yes!", "Absolutely, I'll be there." Böylece abartmadan daha vurgulu duyulursunuz.


Definitely!

Kibar

//ˈdɛfɪnɪtli//

Kelime kelime anlamı: Kesinlikle / Elbette

Definitely! Count me in for the weekend trip.

Kesinlikle! Hafta sonu gezisine beni de yaz.

🌍

Net, kendinden emin bir onay. Şüpheniz olmadığını ve emin olduğunuzu gösterir. Gündelik ve daha resmi durumlarda olur, ama 'Absolutely'ye göre biraz daha gündelik duyulur.

Definitely!, Absolutely! gibi güçlü bir evettir, ama daha doğrudan ve biraz daha gündelik hissedilir. İkisi de "Yes"ten fazlasını istediğinizde çok iyidir, ama Of course! ifadesinin bazen taşıyabildiği üstten bakan tondan kaçınmak istediğinizde de işe yarar.


Of course!

Kibar

//əv kɔːrs//

Kelime kelime anlamı: Elbette

Of course! I'd love to come to your birthday party.

Elbette! Doğum günü partine gelmeyi çok isterim.

🌍

Sorunun cevabının zaten belli olduğunu ima eden güçlü bir evet. Dikkat edin: yanlış tonla üstten bakan bir hava verebilir, sanki 'tabii ki, başka ne sandın?' demek gibi. Dostça tonlamayla doğal ve sıcak duyulur.

Of course! iki mesaj taşıdığı için ince bir evettir. Hem "evet" demektir, hem de "doğal olarak, memnuniyetle" anlamı katar. Oxford English Dictionary, "of course" ifadesinin modern İngilizcede geniş bir pragmatik aralığı olduğunu ve bağlama göre hafif sabırsız bile duyulabileceğini belirtir.


Sure!

Samimi

//ʃʊr//

Kelime kelime anlamı: Tabii / Elbette

Sure! No problem at all, just let me know when.

Tabii! Hiç sorun değil, sadece ne zaman olduğunu söyle.

🌍

Hafif, gündelik bir evet. Memnun olduğunuzu ve itirazınız olmadığını gösterir. Amerikan İngilizcesinde çok yaygındır. Arkadaşlarla ve iş ortamında tanıdıklarla doğal duyulur.

Sure!, tipik Amerikan tarzı evetlerden biridir. Vurgu ve tonlama genelde rahatlığı gösterir. Bunu yapmaktan memnun olduğunuzu ve büyük bir zahmet olmadığını ima eder. İngiltere ve Avustralya'da da kullanılır, ama en yaygını ABD'dedir.


Aye

Samimi

//aɪ//

Kelime kelime anlamı: Evet

Aye, that's the best pub in town, no doubt.

Evet, şehrin en iyi pub'ı o, şüphe yok.

🌍

İskoçya ve Kuzey İngiltere konuşmasında (özellikle Yorkshire ve Geordie) bir ağız kelimesi. Tam olarak 'yes' demektir, ama güçlü bir bölgesel tat katar. En çok İskoç filmleri ve dizilerinde duyarsınız.

Aye, İngilizcedeki en eski evet biçimlerinden biridir ve Merriam-Webster editörleri bunu Eski İngilizceye kadar izler. Bugün daha çok İskoçya ve Kuzey İngiltere'de kullanılır, ama Britanya film ve dizileri sayesinde genişçe bilinir. "I" harfinin okunuşu gibi telaffuz edilir: /aɪ/.

🌍 'Aye' sadece İskoçlara özgü değildir

Britanya parlamentosundaki oylamalarda da Aye "evet" oyu olarak kullanılır. Evet oyu verenler ayağa kalkıp "Aye!" diye bağırır, hayır oyu verenler "No!" diye bağırır. Bu gelenek yüzyıllardır vardır ve bugün de Westminster sisteminde sürer.


Hayırlar: İngilizcede reddetme ifadeleri

İngilizcedeki "no" seçenekleri, "yes"ten bile daha ince olabilir. Oxford English Dictionary'ye göre olumsuz yanıtlar, nötr Nodan net *No way!*e ve cilalı Britanya ifadesi I'm afraid nota kadar uzanır.

No

Kibar

//noʊ//

Kelime kelime anlamı: Hayır

No, thank you. I'll pass on dessert.

Hayır, teşekkür ederim. Tatlı almayayım.

🌍

İngilizcedeki temel, nötr 'no'. Herkes anlar, ama tek başına 'No' kesin ve sert duyulabilir. Daha nazik bir biçim 'No, thank you' veya 'No, thanks'tir.

No, İngilizcede en basit reddediştir, ama tek başına "No", özellikle güçlü vurgu ile, çok doğrudan duyulabilir. İngilizcede, özellikle Britanya çeşidinde, insanlar reddedişleri sık sık yumuşatır. "No, thank you" düz bir "No"dan çok daha yumuşak duyulur.


Nope

Samimi

//noʊp//

Kelime kelime anlamı: Hayır

Nope, I haven't seen your keys anywhere.

Hayır, anahtarlarını hiçbir yerde görmedim.

🌍

'No'nun daha rahat, gündelik bir versiyonu. Arkadaşlarla, tanıdıklarla ve iş arkadaşlarıyla doğal duyulur. İş veya resmi durumlarda kullanmayın. Orada 'No' veya 'I'm afraid not' kullanın.

Nope, İngilizcede en tipik gündelik "no" seçeneklerinden biridir. Nodan daha gündelik hissedilir, ama kaba değildir, sadece resmiyetsizdir. Özellikle Amerikan İngilizcesinde yaygındır. Merriam-Webster, nopeu 19. yüzyılın sonlarına tarihler.


Not at all

Kibar

//nɒt ət ɔːl//

Kelime kelime anlamı: Hiç de değil

Was it any trouble?, Not at all!

Zahmet oldu mu?, Hiç de değil!

🌍

İki işlevi olan bir ifade. Net bir olumsuzlama olabilir ('hayır, hiç de değil') ve 'thank you'ya yanıt olarak 'rica ederim' anlamında da kullanılabilir. Bu ikinci kullanım özellikle Britanya İngilizcesinde yaygındır: 'Thank you!', 'Not at all!'

Not at all, bağlama göre iki rol oynayabildiği için öğrenenlerin en çok yanlış anladığı İngilizce ifadelerden biridir. Biri size teşekkür edip siz "Not at all!" dediğinizde bir şeyi inkar etmiyorsunuz. "Sorun değil", "önemli değil" demek istiyorsunuz. Bu, Britanya İngilizcesinde "you're welcome"a en doğal alternatiflerden biridir.


No way!

Samimi

//noʊ weɪ//

Kelime kelime anlamı: Asla / İmkanı yok

No way am I working this weekend. I need a break.

Bu hafta sonu asla çalışmam. Bir mola lazım.

🌍

Net, güçlü bir reddediş. Seçeneğin tamamen kapalı olduğunu ve pazarlık payı olmadığını gösterir. Gündelik durumlarda doğal duyulur, ama resmi bağlamlarda sert gelebilir.

No way!, İngilizcedeki en güçlü reddedişlerden biridir. Sadece hayır demez, sorunun neredeyse düşünülemez olduğunu da ima eder. Arkadaşlar arasında olur, ama iş veya resmi bağlamlarda kesinlikle kaçınmalısınız.

⚠️ Şaşkınlık ifadesi olarak 'No way!'

No way! her zaman reddetme anlamına gelmez. İnsanlar bunu şaşkınlık veya inanamama için de kullanır. "I just got the job!", "No way! Congratulations!" Burada onları şüpheyle karşılamazsınız. O kadar şaşırırsınız ki gerçek dışı gibi gelir. Farkı tonlama ve bağlam gösterir.


I'm afraid not

Resmi

//aɪm əˈfreɪd nɒt//

Kelime kelime anlamı: I'm afraid not

Could we move the deadline to next week?, I'm afraid not, we need it by Friday.

Teslim tarihini gelecek haftaya alabilir miyiz?, Maalesef hayır, cuma gününe lazım.

🌍

İngilizcede, özellikle Britanya İngilizcesinde, en zarif nazik reddedişlerden biri. 'I'm afraid' reddedişi yumuşatır ve evet diyemediğiniz için üzgün olduğunuzu gösterir.

I'm afraid not, Britanya nezaket kültürünün klasik bir ürünüdür. Burada afraid korku anlamına gelmez, pişmanlık ve üzülme anlamı taşır. British Council materyalleri bunu iş ve resmi iletişim için temel bir ifade olarak listeler.


Not really

Samimi

//nɒt ˈrɪəli//

Kelime kelime anlamı: Pek değil

Did you enjoy the conference?, Not really, it went on too long.

Konferanstan keyif aldın mı?, Pek değil, çok uzadı.

🌍

Yumuşatılmış, daha hafif bir reddediş. Bir şeyin tam olarak doğru olmadığını veya hoşunuza gitmediğini gösterir, ama doğrudan 'No' kadar kesin değildir. İngilizcede dolaylı bir görüş belirtmenin çok doğal bir yoludur.

Not really, fazla patavatsız duyulmak istemediğinizde en kullanışlı "no" ifadelerinden biridir. Olumsuz cevabı daha yumuşak ve daha dostça bir tonla iletir. Görüş ve değerlendirme sorularında sık çıkar.


İngilizcede nazik reddetme

🌍 Britanya dolaylılığı: 'no'nun hiç söylenmediği anlar

Britanya İngilizcesinde insanlar doğrudan reddetmekten sık sık kaçınır. Kültürel norm, reddedişleri gerekçelerle, yumuşatmalarla ve özürlerle hafifletmektir. David Crystal, The Cambridge Encyclopedia of the English Language kitabında, İngilizcenin, özellikle Britanya İngilizcesinin, reddetme konusunda Avrupa'nın en az doğrudan dillerinden biri olduğunu belirtir. "No, I can't come" yerine insanlar sık sık "I'd love to, but I'm afraid I have a prior commitment" demeyi tercih eder.

DurumFazla doğrudanÖnerilen nazik biçim
Daveti reddetmek"No, I can't come.""Thank you so much, but I'm afraid I can't make it."
Bir isteği reddetmek"No, I won't do that.""I'd rather not, if you don't mind."
Bir teklifi reddetmek"No, I don't want it.""No, thank you, I'm fine." / "Not at all, thanks."
Bir görüşü reddetmek"No, that's wrong.""I'm not entirely sure about that..."
Yardımı reddetmek"No, leave me alone.""I think I'll manage, but thank you."

💡 'I'd rather not' ifadesinin sihri

"I'd rather not" İngilizcede en rafine ve en geniş kullanılabilir nazik reddedişlerden biridir. Açıklama yapmaz ve özür dilemez, ama bunu istemediğinizi yumuşak ve kırıcı olmayan bir şekilde iletir. Özellikle kişisel isteklerde çok iyi çalışır.


İnce cevaplar: ne evet ne hayır

İngilizcede evet ile hayır arasındaki gri alan, iki temel kelime kadar önemlidir. Bu tereddütlü, belirsiz biçimler günlük İngilizce konuşmanın parçasıdır.

I think so

Samimi

//aɪ θɪŋk soʊ//

Kelime kelime anlamı: Sanırım evet

Is the meeting still on for Thursday?, I think so, let me double-check.

Toplantı hala perşembe günü mü?, Sanırım evet, bir daha kontrol edeyim.

🌍

Cevabın muhtemelen evet olduğunu, ama tam emin olmadığınızı gösterir. Net bir 'Yes'ten çok daha yumuşak ve temkinlidir. Tersi 'I don't think so'dur.

I think so, tam emin olmadığınızda İngilizcede en kullanışlı cümlelerden biridir. Sizi tamamen bağlamaz ve hiçbir şeyi de reddetmez. Muhtemelen doğru olduğunu, ama doğrulama istediğinizi gösterir. Tersi olan I don't think so da aynı şekilde daha yumuşak bir "no" gibi çalışır.


I'm not sure

Kibar

//aɪm nɒt ʃʊr//

Kelime kelime anlamı: Emin değilim

Will you be able to join us on Friday?, I'm not sure yet, I'll let you know.

Cuma bize katılabilecek misin?, Henüz emin değilim, haber veririm.

🌍

Henüz karar vermediğinizi gösteren adil, nötr bir cevap. Net bir evet ya da hayır vermeden önce zamana ihtiyacınız olduğunda işe yarar.

I'm not sure, gerçekten bilmediğinizde en dürüst ve en az riskli yanıtlardan biridir. Reddediş gibi duyulmaz ve koşulsuz bir onay da değildir, ayrıca anadili İngilizce olanlar için tamamen doğaldır. Bir neden ekleyebilirsiniz: "I'm not sure, I need to check my schedule first."


Maybe

Samimi

//ˈmeɪbi//

Kelime kelime anlamı: Belki

Are you coming to the party?, Maybe, it depends on how tired I am.

Partiye geliyor musun?, Belki, ne kadar yorgun olacağıma bağlı.

🌍

Klasik tereddütlü cevap. Tamamen reddetmediğinizi, ama bağlanmadığınızı da gösterir. İngilizcede 'Maybe' tek başına, özellikle gerekçe olmadan, sık sık yumuşatılmış bir 'No' gibi çalışır.

Maybe, İngilizcede önemli bir nüans taşır. David Crystal, "maybe" ve "perhaps" kelimelerinin sadece belirsizliği değil, özellikle açıklama olmadan tek başına kullanıldığında, nazik bir reddi de ifade edebileceğini belirtir. Biri davete sadece "maybe" diye yanıt verirse, büyük olasılıkla gelmeyecektir.


It depends

Samimi

//ɪt dɪˈpɛndz//

Kelime kelime anlamı: Duruma bağlı

Should I take the job offer?, It depends on the salary and the location.

İş teklifini kabul etmeli miyim?, Maaşa ve konuma bağlı.

🌍

Ne evet ne hayır. Birden fazla etkenin cevabı belirlediğini gösterir. İnsanlar genelde 'on' edatını ve etkeni ekler: 'It depends on...'

It depends, karmaşık sorular için İngilizcede en yaygın ve en kullanışlı yanıtlardan biridir. Durumun siyah beyaz olmadığını ve cevabın koşullara bağlı olduğunu gösterir. Genelde şöyle devam eder: "It depends on what time it starts," "It depends on the weather," vb.


Bağlam tablosu: hangi biçimi kullanmalısınız?

DurumÖnerilen "yes"Önerilen "no"
İş toplantısıYes / Absolutely / Of courseNo / I'm afraid not
İş görüşmesiYes / DefinitelyNo, unfortunately
YabancıylaYes / SureNo, thank you
ArkadaşlarlaYeah / Yep / SureNope / No way / Not really
Resmi bir daveti reddetmek,I'm afraid I can't make it
Gündelik bir teklifi reddetmek,Nah / Not really
Belirsiz cevapI think so / MaybeI'm not sure / It depends
Güçlü katılımAbsolutely! / Definitely!,
Güçlü reddediş,No way! / Absolutely not

🌍 İngilizcede 'Yes' her zaman katılım değildir

İngilizcede, özellikle Britanya İngilizcesinde, "Yes" bazen gerçek bir katılımı göstermez. Sadece dinlediğinizi ve takip ettiğinizi gösterebilir. Biri konuşurken "Yes, yes..." derseniz, her şeye katıldığınız değil, sadece dinlediğiniz anlaşılabilir. Bu ince fark gerçek iletişimde önemlidir.


Gerçek İngilizce içerikle pratik yapın

Evet ve hayır ifadelerinin doğal yerleşmesi için onları gerçek diyaloglarda duymanız gerekir, vurgu, tonlama ve bağlamla birlikte. Tonlama, kelimenin kendisi kadar şey söyleyebilir, net bir "Absolutely!" ile tereddütlü bir "Maybe..." arasında.

İngilizce öğrenmek için en iyi filmler yazısında, bu ifadelerin doğal diyaloglarda geçtiği Britanya ve Amerikan önerileri bulacaksınız. Britanya dizilerinde özellikle "I'm afraid not" ve "Not really" ifadelerini çok sık duyarsınız, çünkü bunlar nazik Britanya reddedişinin temel parçalarıdır.

Wordy İngilizce öğrenme sayfasında, etkileşimli altyazılarla İngilizce film ve diziler izleyebilirsiniz. Herhangi bir kelimeye tıklayıp telaffuzu, resmiyet düzeyini ve kültürel bağlamı anında görebilirsiniz. Böylece "Yes" ve "No" varyantlarını sözlük gibi ezberlemezsiniz, hangisini gerçek durumlarda kullanacağınızı görürsünüz.

Sıkça Sorulan Sorular

İngilizcede 'yes' nasıl denir?
Temel kelime “Yes” (/jɛs/). Samimi seçenekler: “Yeah” (/jæ/), “Yep” (/jɛp/), “Yup” (/jʌp/). Güçlü onay için: “Absolutely!” (/ˈæbsəluːtli/), “Definitely!” (/ˈdɛfɪnɪtli/), “Of course!” (/əv kɔːrs/). Britanya İngilizcesinde “Aye” (/aɪ/) İskoçya ve Kuzey İngiltere’de kullanılır.
İngilizcede 'no' nasıl denir?
Temel kelime “No” (/noʊ/). Daha güçlü seçenekler: “Not at all” (/nɒt ət ɔːl/), “No way” (/noʊ weɪ/), “Absolutely not.” Daha kibar retler: “I'm afraid not” (/aɪm əˈfreɪd nɒt/) ve “I don't think so.” Samimi: “Nope” (/noʊp/) veya “Nah” (/nɑː/).
İngilizcede 'Yes' ile 'Yeah' arasındaki fark nedir?
“Yes” (/jɛs/) daha resmi ve nötrdür. “Yeah” (/jæ/) daha rahat, samimi ve gündelik durumlarda en yaygın olanıdır. İş toplantılarında, yabancılarla ya da iş görüşmelerinde “Yes” daha güvenli bir seçimdir. Arkadaşlarla veya iş arkadaşlarıyla “Yeah” tamamen doğal duyulur.
İngilizcede kibarca 'no' nasıl denir?
İngilizcede doğrudan “No” bazen kaba gelebilir. Kibar retler: “I'm afraid not” (Maalesef olmaz), “I don't think so” (Sanmıyorum), “I'd rather not” (Tercih etmem), “Unfortunately, no” (Ne yazık ki hayır). Daveti reddetmek için: “Thank you, but I can't make it” (Teşekkürler ama gelemem).
İngilizcede 'Not really' ne demek?
“Not really” (/nɒt ˈrɪəli/) “pek değil” ya da “tam olarak değil” anlamına gelir, doğrudan “No” demekten daha yumuşak bir reddir. Örnek: “Did you enjoy the film?” “Not really.” Beğenmediğinizi ima eder ama bunu sert söylemezsiniz. Bu tür dolaylı ret İngilizcede çok yaygındır.

Kaynaklar ve Referanslar

  1. Crystal, David (2019). İngiliz Dilinin Cambridge Ansiklopedisi. Cambridge University Press, 3. baskı.
  2. Merriam-Webster Dictionary (2026). merriam-webster.com.
  3. Oxford English Dictionary (2025). oed.com.
  4. British Council (2023). İngilizce Dil Öğretimi: Küresel Araştırma Raporu.

Wordy ile öğrenmeye başla

Gerçek film klipleri izle, izlerken kelime dağarcığını geliştir. İndirmesi ücretsiz.

App Store’dan indirGoogle Play'den edininChrome Web Mağazası'nda mevcut

Daha fazla dil rehberi