İngilizcede özür ve affedersiniz: 20+ özür ve mazeret
Hızlı cevap
İngilizcede “Sorry” (/ˈsɒri/) genel özür ifadesidir. “Excuse me” (/ɪkˈskjuːz miː/) dikkat çekmek veya küçük bir rahatsızlık için kullanılır, örneğin kalabalıkta seslenmek. “Pardon?” (/ˈpɑːrdn/) anlaşılmayan bir cümleyi tekrar ettirmek içindir. Resmi özür: “I apologize” (/aɪ əˈpɒlədʒaɪz/). Britanya İngilizcesinde “Sorry” Amerikalılara göre çok daha sık söylenir.
Kısa cevap
İngilizcede özür dilemek tek bir kelimeye dayanmaz, en az dört temel ifadeyi ayırt etmek gerekir. Sorry (/ˈsɒri/) genel ve içten bir özürdür. Excuse me (/ɪkˈskjuːz miː/) küçük bir rahatsızlık ve dikkat çekmek içindir. Pardon? (/ˈpɑːrdn/) tekrar istemek için kullanılır. I apologize (/aɪ əˈpɒlədʒaɪz/) resmidir ve yazılı dilde yaygındır.
Ethnologue 2024 verilerine göre İngilizce yaklaşık 1,5 milyar kişinin ana dili veya ikinci dilidir ve özür alışkanlıkları Britanya, Amerika ve Avustralya varyantlarında belirgin biçimde değişir. En önemli fark şudur: Britanya İngilizcesinde Sorry neredeyse refleks gibi sosyal bir jesttir ve günde onlarca kez söylenir. Amerikalılar aynı durumlarda daha çok Excuse me kullanır.
“İngilizcede özür dilemek sadece telafi değildir, özellikle Britanya kültüründe toplumsal uyumu koruyan ritüel bir araçtır ve çoğu zaman konuşan kişi suçlu olmasa bile kullanılır."
(David Crystal, The Cambridge Encyclopedia of the English Language, Cambridge University Press, 2019)
Bu rehber, 20 İngilizce özür ve mazeret ifadesini kategori kategori gösterir: genel özürler, dikkat çekme kalıpları, tekrar isteme ifadeleri, resmi ve yazılı seçenekler ve özrü kabul etme yolları. Her ifadede IPA telaffuzu, bağlam ve kültürel arka planı bulacaksın.
Hızlı özet
Özür dilemeler
Genel özürler, bir hata yaptığında, birine zahmet verdiğinde veya olumsuz duygu uyandırdığında öne çıkar. British Council araştırmasına göre Sorry, günlük iletişimde İngilizcede en sık söylenen kelimelerden biridir.
Sorry
//ˈsɒri//
Kelime kelime anlamı: Üzgün / Pişman
“Sorry, I didn't mean to bump into you.”
Affedersiniz, size çarpmak istememiştim.
İngilizcede özür dilemenin en evrensel biçimi. Britanya İngilizcesinde neredeyse refleks gibidir: özür dilemek, tekrar istemek ve empati göstermek için de kullanılır. Amerika’da daha az refleks gibidir ama herkes anlar ve kabul eder.
Sorry, İngilizcede en çok yönlü özür kelimesidir. Tek heceyle hatanı kabul edebilir, empati gösterebilir veya sadece bir şey rica edebilirsin. Türkçe ana dili olan biri olarak şunu bilmek faydalı: İngilizcede, özellikle Britanya İngilizcesinde, Sorry Türkçedeki “özür dilerim” kadar seyrek değildir. Bu yapmacıklık değil, kültürün doğal bir parçasıdır.
I'm sorry
//aɪm ˈsɒri//
Kelime kelime anlamı: Üzgünüm
“I'm sorry I forgot your birthday. That was thoughtless of me.”
Doğum gününü unuttuğum için üzgünüm. Bu benim düşüncesizliğimdi.
Basit 'Sorry'ye göre daha bilinçli ve daha kişisel. Özne ('I') vurgusu sorumluluk ve samimiyet hissini güçlendirir. Gerçek ve düşünülmüş bir özür gerektiğinde daha iyi bir seçimdir.
I'm sorry, tek başına Sorryden daha güçlüdür çünkü “I” zamirini içerir, kişisel bir ton verir. Birinin duygularını gerçekten incittiğinde, onu kırdığında veya ciddi bir hata yaptığında bu temel form doğaldır. Vurgu da önemlidir: vurgu I'm üzerinde olursa sorumluluk daha öne çıkar. Vurgu sorry üzerinde olursa duygusal üzüntü daha baskın olur.
I apologize
//aɪ əˈpɒlədʒaɪz//
Kelime kelime anlamı: Özür dilerim
“I apologize for the confusion in my previous email.”
Önceki e-postamdaki karışıklık için özür dilerim.
Resmi, yazılı ve profesyonel iletişimde yaygındır. Britanya İngilizcesinde yazılı biçim 'I apologise' (s ile) olur. Yüz yüze görüşmede de kabul edilir ama gündelik durumda ağır kaçabilir.
I apologize özür dilemenin resmi kaydıdır. İş yazışmalarında, resmi e-postalarda, kamuya açık özürlerde ve profesyonel toplantılarda bu form doğaldır. Britanya yazımı I apologise (s ile), Amerikan yazımı I apologize (z ile) şeklindedir, ikisi de doğru bağlamda doğrudur.
💡 Ne zaman Sorry, ne zaman I apologize?
Basit kural: Gündelik konuşmada Sorry veya I'm sorry daha doğaldır. Yazılı veya resmi profesyonel ortamda (e-posta, mektup, toplantı) I apologize daha profesyonel bir izlenim verir.
I'm so sorry
//aɪm soʊ ˈsɒri//
Kelime kelime anlamı: Çok üzgünüm
“I'm so sorry to hear about your father. Please let me know if there's anything I can do.”
Babanızla ilgili bunu duyduğuma çok üzüldüm. Yapabileceğim bir şey varsa lütfen söyleyin.
Empati ve derin üzüntü için kullanılır, özellikle yas, hastalık veya zor bir haber durumunda. Güçlendirici 'so' duygusal yakınlığı artırır. İngilizcede abartı değil, doğal bir tesellidir.
I'm so sorry temelde iki durumda doğal duyulur: ciddi bir hata yaptığında ve taziye bildirirken. Yas, kaza veya zor bir durum duyduğunda refleks cevap budur, basit Sorry değil, bu genişletilmiş formdur. so güçlendiricisi abartı değildir, İngilizcede yaygın bir duygusal işarettir.
My apologies
//maɪ əˈpɒlədʒiz//
Kelime kelime anlamı: Özürlerim
“My apologies for the late reply — I was traveling.”
Geç yanıt için özürlerim, seyahatteydim.
Hafif resmi ama yine de kişisel bir form. E-postaların başında, telefon görüşmelerinin başında ve iş ortamında doğaldır. Britanya İngilizcesinde özellikle sevilir, çünkü 'Sorry' yerine başka formlar da sık kullanılır.
My apologies Britanya İngilizcesinde ve yarı resmi iletişimde yaygındır. Bir şeyi geç yaptığında, aniden iptal ettiğinde veya rahatsızlık için mazeret belirtmen gerektiğinde e-postalarda sık kullanılan bir açılıştır. I apologizedan daha kişisel durur ama yine de profesyonel bir izlenim verir.
Dikkat çekme ve küçük rahatsızlık
Bu ifadeler kelimenin tam anlamıyla özür değildir, küçük bir rahatsızlık için mazeret belirtir. Kalabalıkta ilerlerken veya bir yabancıya seslenirken kullanılır. Trudgill & Hannah’nin International English çalışmasına göre Excuse me, İngilizcede en kültüre özgü nezaket kalıplarından biridir. Kullanımı ve sıklığı bölgeye göre değişir.
Excuse me
//ɪkˈskjuːz miː//
Kelime kelime anlamı: Beni mazur görün
“Excuse me, do you know where the nearest pharmacy is?”
Affedersiniz, en yakın eczanenin nerede olduğunu biliyor musunuz?
Dikkat çekmek, kalabalıkta geçmek ve bir yabancıya seslenmek için kullanılır. Soru tonuyla ('Excuse me?') 'Pardon?' ile eşdeğerdir, söyleneni anlamadın. Amerika’da Britanya İngilizcesindeki 'Sorry'nin gördüğü rolü çoğu zaman bu ifade üstlenir.
Excuse me İngilizcede en çok yönlü mazeret kalıbıdır. Bir yabancıya mı sesleniyorsun? Excuse me. Kalabalıkta mı geçiyorsun? Excuse me. Birinin sözünü mü keseceksin? Excuse me. Soruyu duymadın mı? Excuse me? yükselen tonla. Türkçe konuşan biri için mantığı tanıdıktır, Türkçedeki “affedersiniz” gibi çalışır.
Pardon me
//ˈpɑːrdən miː//
Kelime kelime anlamı: Beni affedin
“Pardon me, I seem to have taken your seat by mistake.”
Affedersiniz, galiba yanlışlıkla sizin yerinize oturmuşum.
Amerikan İngilizcesinde yerleşik, daha resmi bir mazerettir. Özellikle kapalı alanlarda (restoran, sinema, toplu taşıma) kullanılır. Britanya İngilizcesinde daha çok tek başına 'Pardon?' (soru tonuyla) yaşar, ama 'Pardon me' de anlaşılır ve kabul edilir.
Pardon me, Excuse meden biraz daha resmi ve daha ölçülüdür. Restoran, tiyatro ve daha resmi buluşmalara iyi uyar. Amerika’da Excuse me fazla gündelik kaçtığında daha zarif bir alternatiftir. Britanya ortamında daha az yaygındır ama yabancı değildir.
Coming through!
//ˈkʌmɪŋ θruː//
Kelime kelime anlamı: Geçiyorum!
“Coming through! Hot coffee!”
Yol verin! Sıcak kahve!
Kalabalık yerlerde (festival, pazar, koridor) kullanılan kısa ve kendinden emin bir uyarı. Özür değil, önceden dikkat çekmedir. Genelde garsonlar, kuryeler ve kalabalıkta ilerleyenler söyler.
Coming through! bir özür değildir, kısa ve kendinden emin bir duyurudur: “geçiyorum, yol verin.” Kalabalık AVM’lerde, konserlerde ve dar koridorlarda çok işe yarar. Ünlem tesadüf değildir, genelde daha yüksek sesle söylenir.
Tekrar isteme kalıpları
Bu ifadeler özür değildir, karşı tarafın söylediğini anlamadığını nazikçe belirtmek içindir. İngilizcede kaba “What?” yerine tekrar istemenin daha yumuşak yolları vardır.
Pardon?
//ˈpɑːrdən//
Kelime kelime anlamı: Pardon?
“Pardon? I didn't quite catch that.”
Pardon? Tam olarak duyamadım.
Britanya İngilizcesinde tekrar istemenin en zarif yoludur. Yükselen tonla söylenir (soru tonu). Amerika’da daha az yaygındır, benzer durumda daha çok 'Sorry?' veya 'I'm sorry?' kullanılır.
Pardon? tekrar istemede nezaketin zirvesidir. Britanya İngilizcesinde “What?” yerine çocuklara öğretilen temel formdur. Türkçe konuşan biri için akılda kalır, Türkçedeki “Pardon?” gibi kısa, nazik ve nettir.
Sorry?
//ˈsɒri//
Kelime kelime anlamı: Üzgünüm?
“Sorry? Could you say that again, please?”
Pardon? Tekrar söyler misiniz, lütfen?
Britanya İngilizcesinde tekrar istemenin rahat ve neredeyse refleks biçimidir. Yükselen ton, özür anlamındaki 'Sorry'den ayırır. Amerika’da benzer rolde 'I'm sorry?' veya 'Come again?' duyulur.
Sorry? (yükselen tonla) Britanya İngilizcesine özgü bir formdur. Birini anlamadıklarında çoğu zaman istemsizce söylerler. Türkçe ana dili olan biri için aynı kelimenin hem özür hem tekrar isteme anlamına gelmesi garip gelebilir. Bağlam ve ton farkı her zaman netleştirir.
Could you repeat that?
//kʊd juː rɪˈpiːt ðæt//
Kelime kelime anlamı: Onu tekrar edebilir misiniz?
“I'm sorry, could you repeat that? The connection isn't great.”
Affedersiniz, tekrar eder misiniz? Bağlantı pek iyi değil.
Telefon görüşmelerinde, online toplantılarda ve gürültülü ortamda en yaygın nazik istektir. Kırıcı değildir, kaba değildir. Teknik veya işitsel bir sorun olduğunu net biçimde anlatır.
Could you repeat that? tekrar istemenin en açık ve en güvenli yoludur. Yanlış anlaşılma riski yoktur, kültürel tuzak yoktur. İngilizce bilen herkes hemen anlar. Telefon ve görüntülü görüşmelerde, bağlantı ve gürültü anlamayı zorlaştırdığı için neredeyse standarttır.
I didn't catch that
//aɪ ˈdɪdnt kætʃ ðæt//
Kelime kelime anlamı: Onu yakalayamadım
“Sorry, I didn't catch that — could you say it louder?”
Affedersiniz, duyamadım, daha yüksek söyler misiniz?
Rahat ve doğal bir formdur. Anlamamaktan çok duymakta zorlanmaya işaret eder. 'catch' fiilinin bu mecazi kullanımı ('söyleneni yakalamak') İngilizce düşünme biçimini yansıtır.
I didn't catch that, *Could you repeat that?*ten daha doğal ve daha az resmidir. Buradaki catch fiili “yakalamak, anlamak” anlamında kullanılır. Bu tipik bir İngilizce metafordur. Aktif kullanırsan konuşman daha doğal duyulur.
⚠️ Asla tek başına “What?” deme
Tek başına “What?” her zaman kaba değildir ama ana dili İngilizce olanlara sert gelebilir. En azından “Sorry” ekle: “Sorry, what?” tamamen kabul edilebilir ve doğaldır.
Yazılı dilde resmi özürler
İş e-postalarında ve resmi mektuplarda özür metni, sözlü iletişimden farklı kurallara uyar. British Council verilerine göre e-postayla özür yazımı, İngilizce öğrenen profesyonellerin en sık geliştirdiği alanlardan biridir.
Geç yanıt durumunda:
Dear Ms. Thompson,
I apologize for the delayed response — I was traveling for the past week and only now had the opportunity to review your message in full.
Best regards, [Név]
Genel bir rahatsızlık için:
Please accept my sincere apologies for any inconvenience this may have caused. We are taking immediate steps to resolve the issue.
Hatalı ürün veya hizmet durumunda:
I apologize for any inconvenience caused by the error in your order. We will ship the correct item immediately at no additional cost.
💡 'any inconvenience' kalıbı hakkında
“I apologize for any inconvenience caused” iş İngilizcesinde neredeyse kalıp bir ifadedir ve bu her zaman kötü değildir. Okuyan kişi bunu anlar ve resmi bağlamda bekler. Daha kişisel bir ton istersen daha somut yaz: “I apologize for the confusion regarding your invoice” (Faturanızla ilgili karışıklık için özür dilerim).
Resmi özür mektuplarının yapısı genelde şöyledir: (1) özrü söylemek, (2) hatayı kabul etmek, (3) sonuçları veya düzeltmeyi açıklamak, (4) yeniden güvence vermek. Bu dört adımlı şema İngilizcede standarttır. Cambridge Dictionary editörleri bunu iş mektuplarının temel formlarından biri olarak önerir.
Özrü nasıl kabul ederiz?
Birinin özür dilemesine nasıl yanıt vereceğini bilmek, özür dilemeyi bilmek kadar önemlidir. İngilizcede birkaç yerleşik yanıt vardır ve resmiyet düzeyi duruma göre değişir.
| Onlar söyler | Resmi yanıt | Rahat yanıt |
|---|---|---|
| Sorry | That's quite alright | No worries |
| I'm sorry | Please, don't worry about it | It's fine |
| I apologize | I appreciate that | No big deal |
| My apologies | Thank you for letting me know | Forget about it |
| I'm so sorry | It's not your fault | Hey, these things happen |
| Excuse me | Not at all | Sure, go ahead |
That's okay (/ðæts oʊˈkeɪ/) en yaygın kabul yanıtlarından biridir. Nötrdür, samimidir, her durumda çalışır.
No worries (/noʊ ˈwʌriz/) rahattır. Özellikle Avustralya ve Britanya İngilizcesinde yaygındır ve “sorun değil, beni rahatsız etmedi” mesajını verir. Amerika’da da anlaşılır ve kabul edilir ama orada paralel form daha çok No problem olur.
It happens (/ɪt ˈhæpənz/) “olur böyle şeyler, ilk sen değilsin” anlamını taşır. Hem yumuşatır hem affedicidir. Özür dileyenin rahatlamasını sağlar.
⚠️ Özre tek başına “Yes” deme
Biri “I'm sorry” der ve sen “Yes” diye yanıt verirsen, “Evet, gerçekten hata yaptın” demiş olursun. Bu kırıcı olabilir. Tek başına “evet” yerine mutlaka kabul eden bir kalıp kullan.
Britanya ve Amerika farkı
🌍 Britanya'da Sorry kültürü: neden bu kadar çok özür diliyorlar?
Britanya İngilizcesinde “Sorry”nin işlevi özür dilemenin çok ötesine geçer. Birisi onlara çarptığında (hata karşı tarafta olsa bile), sıraya dahil olurken, bir yabancıya seslenirken, soruyu anlamadıklarında ve sadece karşı tarafın varlığını fark ettiklerini belirtirken söylerler. David Crystal’a göre bu, Britanya nezaket ritüelinin temel bir aracıdır. Bu durumda “Sorry” kabul edilmiş bir hatayı göstermez, sosyal bir yumuşatıcıdır. Yüz yüze çatışmayı azaltan kültürel mekanizmanın yağı gibidir.
Amerikalılar benzer durumlarda genel olarak daha az “Sorry” der. Dikkat çekmek ve küçük rahatsızlıklar için daha çok “Excuse me” kullanırlar. Bu, daha az nazik oldukları anlamına gelmez. Sadece toplumsal uyumu korumak için farklı araçları tercih ederler.
Türkçe ana dili olan biri olarak şunu bilmek işine yarar: Britanya ortamında biri sana “Sorry!” derse ve aslında sana çarpan sensen şaşırma. Bu Britanya refleksidir, kendini suçlama değildir.
Bağlam tablosu: Britanya ve Amerika özürlerinin karşılaştırması
| Durum | Britanya formu | Amerika formu |
|---|---|---|
| Biri bize çarpar | Sorry! | Excuse me! |
| Bir yabancıya sesleniriz | Sorry, excuse me... | Excuse me... |
| Söyleneni anlamayız | Sorry? / Pardon? | I'm sorry? / Come again? |
| Kalabalıktan geçeriz | Sorry, excuse me | Excuse me, pardon me |
| Bir toplantıya geç kalırız | I'm so sorry I'm late | Sorry I'm late / My apologies |
| Ciddi bir hata yaparız | I'm terribly sorry | I'm really sorry / I apologize |
| Resmi mektupta | Please accept my sincere apologies | I sincerely apologize for... |
| Yas, zor durum | I'm so sorry to hear that | I'm so sorry for your loss |
Gerçek İngilizce içeriklerle pratik yap
Özür kalıpları en iyi gerçek diyaloglardan öğrenilir, çünkü bağlamı görürsün, vurguyu duyarsın ve kültürel farkı hissedersin. Britanya dizilerinde (Fleabag veya Downton Abbey gibi) Sorrynin onlarca varyantını duyarsın. Amerikan yapımlarında (The Office US gibi) Excuse me ve I apologize daha tipiktir.
Wordy ile İngilizce film ve dizileri etkileşimli altyazılarla izleyebilirsin: herhangi bir ifadeye tıklarsın ve anında telaffuzu, resmiyet düzeyini ve kültürel bağlamı görürsün. Böylece ifadeleri sadece teoride bilmezsin. Ana dili İngilizce olanların da öğrendiği gibi, gerçek diyaloglardan edinirsin.
İngilizce öğrenmek için en iyi filmler rehberimiz, her iki İngilizce varyantında da doğal özür ve mazeret kalıplarını duyabileceğin dizi ve filmleri bulmana yardım eder. Öğrenmeye Wordy İngilizce öğrenme sayfasında başla.
Sıkça Sorulan Sorular
İngilizcede “sorry” ile “excuse me” arasındaki fark nedir?
Resmi şekilde İngilizce nasıl özür dilenir?
İngilizcede “pardon” ne demek?
İngilizcede bir özrü nasıl kabul ederiz?
Britanyalılar neden Amerikalılardan daha çok “sorry” der?
Kaynaklar ve Referanslar
- Crystal, David (2019). İngiliz Dilinin Cambridge Ansiklopedisi. Cambridge University Press.
- Trudgill, Peter ve Hannah, Jean (2008). Uluslararası İngilizce. Routledge.
- British Council (2023). İngilizce Öğretimi: Küresel Araştırma Raporu.
- Merriam-Webster Dictionary (2026). merriam-webster.com.
Wordy ile öğrenmeye başla
Gerçek film klipleri izle, izlerken kelime dağarcığını geliştir. İndirmesi ücretsiz.

