İngilizce Edatlar: In, On, At, By, For ve Daha Fazlası için Pratik Rehber
Ogrenmeye hazir misin?
Baslamak icin bir dil sec!
Hızlı cevap
İngilizce edatlar, in, on, at, to, for ve by gibi; zaman, yer, yön ve anlam ilişkilerini gösteren kısa kelimelerdir. Doğru kullanmanın en hızlı yolu, temel kalıpları (zaman ve yer için in/on/at, hareket için to ve into, süre için for ve since) öğrenip bunları gerçekten duyduğunuz cümlelerde pratik etmektir.
İngilizce edatlar, in, on, at, to, for, by, with gibi, şeylerin zaman, yer, yön ve anlam açısından nasıl ilişkilendiğini gösteren kelimelerdir. En hızlı ilerleme yolu, birkaç yüksek frekanslı kalıbı (özellikle in/on/at, to/into ve for/since) iyi öğrenmek ve bunları gerçek cümlelerde çalışmaktır.
İngilizceyi iyi öğrenmeye değer, çünkü dünyadaki en büyük ikinci dil konumundadır. Ethnologue, ana dili ve ikinci dili konuşanları birlikte sayınca yaklaşık 1.5 milyar toplam konuşur olduğunu tahmin eder (Ethnologue, 27. baskı, 2024). Bu da edat seçimlerinizin, iş görüşmesinden seyahate ve mesajlaşmaya kadar, çok geniş bir küresel kitleye ne kadar anlaşılır geldiğinizi etkilediği anlamına gelir.
Gerçek diyaloglarda geçen daha gündelik İngilizce için bunu İngilizce telaffuz rehberi ile birlikte kullanın. Sonra da İngilizce öğrenmek için en iyi filmler listemizde duyacağınız doğal repliklerle pratik yapın.
Edatlar ne işe yarar (ve neden zor gelir)
Bir edat, bir isim öbeğini cümlenin geri kalanına bağlar: in the kitchen, at 9, for two weeks, by train. Çoğu zaman bir ilişki sorusuna cevap verir: nerede, ne zaman, nasıl, kimin, ne hakkında.
Zor olan kısım şudur: İngilizce edatlar sadece "konum kelimeleri" değildir. Mecazı ve alışkanlıkları da taşırlar: in trouble, on purpose, at risk, by mistake. Bunlar fiziksel mantıkla açıklanmaz, maruz kalarak öğrendiğiniz yerleşik kalıplardır.
The Cambridge Grammar of the English Language kitabında Rodney Huddleston ve Geoffrey Pullum, edatları geniş işlevleri olan büyük bir kategori olarak ele alır. Buna, öğrencilerin sıkça zarf sandığı birçok kullanım da dahildir. Bu bakış açısı işe yarar, çünkü İngilizcenin başka dillerin hâl ekleriyle ya da farklı söz dizimiyle kurabileceği yerlerde neden edat kullandığını açıklar.
💡 Pratik bir öğrenme kuralı
İfadeyi "nerede?", "ne zaman?", "nasıl?" veya "hangisi?" gibi bir soruyla değiştirebiliyorsanız, çoğu zaman bir edat öbeğine bakıyorsunuzdur: "Nerede?" "in the office", "Ne zaman?" "at noon", "Nasıl?" "by email".
Önce mutlaka öğrenmeniz gereken temel set
Düzinelerce edat vardır, ama günlük İngilizce daha küçük bir çekirdek setle döner. Cambridge Dictionary ve Merriam-Webster, edatları ilişkileri gösteren kelimeler olarak tanımlar. Gerçek konuşmada da aynı edatları tekrar tekrar görürsünüz (Cambridge Dictionary, erişim 2026; Merriam-Webster, erişim 2026).
Şunlarla başlayın, çünkü en çok cümleyi açarlar:
- in, on, at (yer ve zaman)
- to, into, onto (yön ve hareket)
- for, since, during (zaman ilişkileri)
- by, with (yöntem, araç, yapan kişi)
- from, of (köken, aitlik)
- about (konu)
- over, under, above, below (konum ve karşılaştırma)
- between, among (grup içi ilişkiler)
Yer için in, on, at ("kapsayıcı, yüzey, nokta" kalıbı)
Bu kalıp kusursuz değildir, ama en iyi başlangıç haritasıdır.
In (yer)
In, bir şeyin bir alanın içinde olması, ya da daha büyük bir bölgenin içinde bulunması içindir.
- in a room, in a box, in a car
- in London, in Japan, in the countryside
- in my pocket, in the photo
Telaffuz: in (IN).
Yaygın öğrenci hatası: büyük yerler için at kullanmak.
- Doğal: I live in Berlin.
- Daha spesifik nokta: I’m at the station.
On (yer)
On, bir yüzeyle temas için, ya da çizgiler ve güzergâhlar için kullanılır.
- on the table
- on the wall
- on the floor
- on this street
- on the bus (İngilizcenin birçok çeşidinde yaygın)
Telaffuz: on (ON).
Kültürel not: Amerikan İngilizcesinde sıkça in the car duyarsınız, ama on the bus/train/plane da çok yaygındır. Bu mantık meselesi değildir. İngilizcenin bu alanları sosyal olarak sınıflandırmasıyla ilgilidir, ortak toplu taşıma ve özel araç ayrımı gibi.
At (yer)
At, bir nokta, belirli bir yer, ya da bir etkinlik konumu içindir.
- at the door
- at the corner
- at home
- at work
- at a party
- at the airport
Telaffuz: at (AT).
Yaygın öğrenci hatası: in home demek.
- Doğal: I’m at home.
- Ayrıca doğal (farklı anlam): I’m in the house (binanın içinde, ama duygusal olarak "evde" olmak şart değil).
⚠️ Yaygın karışıklık: 'in the hospital' ve 'at the hospital'
"In the hospital" çoğu zaman hasta olarak yatış yaptığınızı ima eder (özellikle Amerikan İngilizcesinde). "At the hospital" ise genelde ziyaretçi, çalışan ya da randevu için orada olduğunuz anlamına gelir. Bağlam bunu değiştirebilir, ama günlük konuşmada fark gerçektir.
Zaman için in, on, at ("uzun dönem, gün, nokta" kalıbı)
British Council öğretim materyalleri bunları öğrenciler için standart giriş noktası olarak sunar (British Council, erişim 2026). Aynı üç kelime, zaman ifadelerinin çoğunu kapsar.
In (zaman)
In, daha uzun dönemler ve "bir zaman aralığı içinde" anlamı içindir.
- in June
- in 2026
- in the morning (ama: at night)
- in the summer
- in the past
- in two weeks (anlam: bugünden iki hafta sonra)
Telaffuz: in (IN).
On (zaman)
On, günler ve tarihler içindir.
- on Monday
- on my birthday
- on May 3rd
- on the weekend (Amerikan İngilizcesinde yaygın; Britanya İngilizcesinde at the weekend de kullanılır)
Telaffuz: on (ON).
At (zaman)
At, kesin saatler ve belirli anlar içindir.
- at 7:30
- at noon
- at midnight
- at the moment
- at the end of the week
Telaffuz: at (AT).
To ve into (yön ve içeri girme)
Bu ikili, çok sayıda "neredeyse doğru" cümleye sebep olur.
To
To, bir hedefe doğru yönü ifade eder.
- go to school
- walk to the station
- send it to me
- talk to your manager
Telaffuz: dikkatli konuşmada to (TOO), hızlı konuşmada çoğu zaman kısalır.
Into
Into, dışarıdan içeriye doğru hareketi vurgular.
- go into the room
- put it into the bag
- get into the car
Telaffuz: into (IN-too).
Temiz bir test: bitiş noktası açıkça "içerisi" ise çoğu zaman into daha iyidir. Odağı hedefin bir yer ya da kurum olmasıysa çoğu zaman to daha iyidir: go to the hospital (hedef), go into the hospital (binaya girme).
On ve onto (konum ve hareket)
- on = konum: The keys are on the table.
- onto = hareket: Put the keys onto the table.
Telaffuz: onto (ON-too).
Hızlı konuşmada birçok ana dili konuşuru, hareket kastedilse bile on der. Yazıda ve dikkatli konuşmada ise çoğu zaman onto korunur.
For ve since (süre ve başlangıç noktası)
Bu, İngilizcedeki en değerli ayrımlardan biridir.
For
For + zaman uzunluğu.
- for two hours
- for a long time
- for three days
- for years
Telaffuz: for (FOR).
Since
Since + zamandaki başlangıç noktası.
- since Monday
- since 2019
- since I was a kid
- since we met
Telaffuz: since (SINSS).
En yaygın zaman uyumu: present perfect.
- I’ve lived here for five years.
- I’ve lived here since 2021.
Tarih ve saatlerde sayıları tazelemek isterseniz, İngilizcede sayılar rehberi yılları ve saatleri net söylemenize yardımcı olur.
During ve for ("dönemin içinde" ve "uzunluk" farkı)
Öğrenciler, for demek isterken sıkça during kullanır.
-
during şu soruya cevap verir: "bir dönem içinde ne zaman?"
- during the meeting
- during the summer
- during the night (ayrıca: at night)
-
for şu soruya cevap verir: "ne kadar süre?"
- for the whole meeting
- for the entire summer
- for the night (daha az yaygın, ama belirli bağlamlarda mümkün)
Telaffuz: during (DOOR-ing) veya (DYUR-ing), ikisi de duyulur.
By ve with (yapan kişi/yöntem ve araç/beraberlik)
Bu ikili, kulağa yapay gelen cümlelerin sık kaynağıdır.
By
By şunlar için kullanılır:
- edilgen yapıda yapan kişi: The book was written by her.
- yöntem/ulaşım: by train, by email, by hand
- son tarih: by Friday (Cuma gününden geç olmamak üzere)
Telaffuz: by (BYE).
With
With şunlar için kullanılır:
- araçlar ve aletler: with a pen, with a knife
- beraberlik: with my friends
- tarz/biçim: with confidence
Telaffuz: with (WITH) veya hızlı konuşmada daha yumuşak bir th ile (WITH).
İşe yarayan bir karşıtlık:
- I sent it by email. (yöntem)
- I sent it with an email. (e-postayı ayrıca eklediğiniz bir nesne gibi duyulur)
From ve of (köken ve aitlik, ayrıca "made of")
From
From, kökeni, başlangıç noktasını ya da kaynağı belirtir.
- I’m from Canada.
- This is from my boss.
- from 9 to 5
Telaffuz: from (FRUHM).
Of
Of, aitliği, bağlantıyı ya da bileşimi belirtir.
- a friend of mine
- the capital of France
- made of wood
- a cup of tea
Telaffuz: doğal konuşmanın çoğunda of (UHV).
Kültürel içgörü: Hızlı konuşulan İngilizcede of çoğu zaman o kadar kısalır ki uhv gibi, hatta sadece yumuşak bir ünlü gibi duyulur. Bu kısalma, öğrencilerin filmlerde bunu kaçırmasına ve sonra kendi konuşmalarında atlamasına yol açar.
About ve on (konu, hava, resmiyet)
İkisi de konu başlatabilir, ama farklı his verir.
- about daha genel ve sohbet havasındadır: We talked about work.
- on daha yapılandırılmış ya da "sunum gibi" durur: a lecture on climate policy, a book on photography
Telaffuz: about (uh-BOWT), on (ON).
Yaklaşık sayılarda da about görürsünüz: about 20 minutes. Bu, günlük planlamada çok yaygındır.
Between ve among (iki ve grup, gerçek kullanım)
Geleneksel kurallar şöyle der:
- iki şey için between
- üç veya daha fazlası için among
Modern İngilizcede, grup içindeki ilişkiler bire bir ise ya da net tanımlıysa between de kullanılır. Örneğin negotiations between the EU member states kulağa doğal gelebilir.
Telaffuz: between (bih-TWEEN), among (uh-MUHNG).
Cümle sonunda edatlar (ve bunun neden normal olduğu)
"Edatın sonda kalması"nı sürekli duyarsınız:
- Who are you going with?
- That’s the person I was talking about.
- This is the chair I sat on.
Bu "kötü İngilizce" değildir. Dilin standart bir özelliğidir. Zorla yeniden yazmak yapay gelebilir: With whom are you going? dilbilgisel olarak doğrudur, ama resmidir ve günlük konuşmada nadirdir.
Gündelik konuşmada doğal duyulmak istiyorsanız, bu kalıpları bağlam içinde duymaya odaklanın. Bu yüzden film ve dizi diyalogları faydalıdır. Seviye uygun öneriler için İngilizce öğrenmek için en iyi filmler listemize bakın.
Kalıp olarak öğrenmeniz gereken sabit birleşimler
Edat doğruluğunun büyük kısmı kural değil, eşdizimdir. English Grammar in Use kitabında Raymond Murphy, dilbilgisini yüksek frekanslı kalıplar ve örneklerle öğretmeyi popülerleştirdi. Edatlı kalıplar bu yaklaşım için mükemmel bir örnektir.
İşte "tek birim olarak öğren" türünden en faydalı birleşimlerden bazıları:
Fiil + edat
- depend on: It depends on the weather.
- listen to: Listen to this.
- wait for: I’m waiting for the bus.
- look at: Look at that.
- talk about: We talked about it.
- agree with (kişi) / agree on (plan): I agree with you. / We agreed on a date.
Sıfat + edat
- good at: She’s good at math.
- interested in: I’m interested in design.
- afraid of: He’s afraid of flying.
- responsible for: I’m responsible for the report.
- different from (ayrıca: bazı çeşitlerde different to): This is different from what I expected.
İsim + edat
- a reason for: What’s the reason for this?
- a solution to: We need a solution to the problem.
- an increase in: an increase in prices
💡 Gerçek diyalogdan kalıp nasıl öğrenilir
Bir sahne izlerken tek tek kelime yazmayın. Tüm birimi yazın: "responsible for", "interested in", "a solution to". Sonra kendi hayatınızla ilgili bir yeni cümle kurun. Girdiyi kullanılabilir dilbilgisine böyle çevirirsiniz.
"At home" ve "in bed" kültürel kalıpları
Bazı edat seçimleri mantık bulmacası değil, kültürel varsayımdır.
- at home standart durum ifadesidir, "evde olma hâli" gibi.
- in bed standart konum ifadesidir, fiziksel olarak yatağın "üstünde" olsanız bile.
- in class derse katılmak demektir, mutlaka sınıfın içinde olmak değil.
- at school çoğu zaman "öğrenci olarak, kurumda" anlamına gelir. in the school ise daha kelimesi kelimesine, binanın içi demektir.
Bu kalıplar, İngilizcenin edatlarla sadece geometriyi değil, sosyal rolleri ve durumları da kodladığını gösterir.
Gerçekten işe yarayan kısa bir çalışma planı
Edatlar, kuralları maruz kalmayla birleştirdiğinizde en hızlı gelişir. Sadece kural ezberlerseniz yine de duraksarsınız. Sadece içerik izlerseniz kalıbı fark etmeyebilirsiniz.
- Her hafta bir tema seçin: zaman, yer, hareket veya kalıplar.
- Diyalogdan ya da okumadan 10 gerçek örnek toplayın.
- Yüksek sesle söyleyin, sonra bir detayı değiştirin: zaman, yer, nesne.
- Yarın gerçekten kullanabileceğiniz 5 cümle yazın.
Doğal cümlelerden düzenli bir akış istiyorsanız, altyazılı film klipleri kullanın ve tekrar izleyin. İngilizce öğrenmek için en iyi filmler rehberimizde otantik dinlemeyi önermemizin nedeni de budur.
Ana dili gibi olmayan bir izlenim veren yaygın hatalar (ve düzeltmeleri)
Hata 1: "married with" (ilişkiyi kastederken)
Doğal kullanım: biriyle married to olmak.
- She’s married to Alex.
With farklı bir anlamda mümkündür: married with two kids daha eski ve daha az yaygın bir yapıdır. Birçok konuşur bunu tercih etmez.
Hata 2: "discuss about"
Standart İngilizcede discuss, about almaz.
- Doğal: Let’s discuss the plan.
- Ayrıca doğal: Let’s talk about the plan.
Hata 3: "explain me"
Kişiyle birlikte explain to kullanın.
- Doğal: Explain it to me.
- Değil: Explain me.
Hata 4: "in the weekend" (çeşit farkları)
Amerikan İngilizcesi: on the weekend. Britanya İngilizcesi: at the weekend yaygındır.
İkisi de gerçektir. Bir çeşidi seçin ve tutarlı kalın.
Hata 5: "arrive to"
Standart kalıplar:
- arrive at (küçük yer): arrive at the station
- arrive in (şehir/ülke): arrive in Paris
Argo ve küfür edatları nasıl değiştirir
Edatlar argo ve sert dilde de sık geçer, çoğu zaman sabit ifadeler içinde: pissed at someone, pissed off, fed up with, down for something (anlam: istekli), out of it (anlam: bitkin ya da kafası karışık).
Gündelik ve samimi İngilizce öğreniyorsanız, İngilizce argo rehberi yazımızı okuyun ve yoğunluğa dikkat edin. Bazı ifadeler küfürle kesişir ve ton çok önemlidir. Bağlam ve şiddet düzeyi için İngilizce küfürler rehberi yazımıza bakın.
🌍 Edatlar bir nezaket aracıdır
İş yeri İngilizcesinde edatlar istekleri yumuşatabilir: "Could you look at this?" ifadesi "Review this." cümlesinden daha hafif gelir. Benzer şekilde "I’m concerned about X", "X is wrong" cümlesinden daha işbirlikçi duyulur. Küçük dilbilgisi seçimleri, özellikle çok kültürlü ekiplerde, ne kadar direkt duyulduğunuzu şekillendirir.
Doğru edatı seçmek için hızlı kontrol listesi
- Zamandan mı bahsediyorsunuz? in/on/at ile başlayın, sonra for/since/by kontrol edin.
- Yerden mi bahsediyorsunuz? in/on/at ile başlayın, sonra nokta mı (at) yoksa içi mi (in) bakın.
- Hareket var mı? to/into/onto düşünün.
- Sabit bir eşdizim mi? Kalıp olarak öğrenin: good at, interested in, depend on.
- Cümleniz "çeviri gibi" mi duruyor? Gerçek İngilizcede duyduğunuz yaygın bir ifadeyi hatırlayın, sonra yapıyı kopyalayın.
Günlük doğruluğu adım adım kurmak için, bunu en yaygın 100 İngilizce kelime listemizle birleştirin. Böylece edatları sürekli kullanacağınız kelimelerle çalışırsınız.
Gerçek kliplerle pratik yapın (ve kaçırdıklarınızı takip edin)
Edatları dinlerken atlamak kolaydır, çünkü kısadır ve konuşmada sıkça kısalır. Bu yüzden altyazı yardımcı olur ve tekrar izlemek önemlidir.
İyi bir rutin şudur: bir kez okumadan dinleyin, sonra altyazıyla tekrar izleyin ve kaçırdığınız her edatı işaretleyin. Zamanla beyniniz onları otomatik olarak tahmin etmeye başlar, asıl hedef de budur.
Hazır olduğunuzda, İngilizce öğrenmek için en iyi filmler listesinden zaten sevdiğiniz bir filmi seçin ve günde 5 dakika yapın. Edatlarda sıkıştırarak çalışmaktansa tutarlılık daha iyi sonuç verir.
Kısa ve tekrar edilebilir sahnelerle pratik yapmak istiyorsanız, Wordy tam bu sorun için tasarlandı: gerçek İngilizceyi duymak, küçük dilbilgisi kelimelerini fark etmek ve onları gerçekten söyleyebileceğiniz cümlelere dönüştürmek.
Sıkça Sorulan Sorular
İngilizcede edatlar (prepositions) nedir?
In, on ve at arasındaki fark nedir?
Cümleyi edatla bitirmek yanlış mı?
For ve since arasında nasıl seçim yaparım?
İngilizce edatlar neden bu kadar zor?
Kaynaklar ve Referanslar
- Cambridge Dictionary, 'preposition' (erişim: 2026)
- Merriam-Webster Dictionary, 'preposition' (erişim: 2026)
- British Council, LearnEnglish: Yer ve zaman edatları (erişim: 2026)
- Ethnologue, 27. baskı, 2024
- Huddleston, R. & Pullum, G.K., The Cambridge Grammar of the English Language, Cambridge University Press
Wordy ile öğrenmeye başla
Gerçek film klipleri izle, izlerken kelime dağarcığını geliştir. İndirmesi ücretsiz.

