← Bloga geri dön
🇬🇧İngilizce

İngilizce yiyecekler: Telaffuzlu 50+ yiyecek, içecek ve restoran kelimesi

Sandor tarafından3 Mart 202610 dk okuma

Hızlı cevap

İngilizce yemek kelime dağarcığının temelleri: breakfast (kahvaltı), lunch (öğle yemeği), dinner (akşam yemeği). Britanya ve Amerikan farklarına dikkat et: İngilizler akşam yemeğine „supper" diyebilir („dinner" da kabul edilir), Amerikalılar genelde „dinner" der. Restoranda en önemli cümle: „I'd like [yemek], please."

İngilizce, dünyada en çok öğrenilen ikinci dildir. Ethnologue’un 2024 verilerine göre yaklaşık 1,5 milyar kişi onu ana dil veya ikinci dil olarak konuşuyor. Yemekle ilgili kelime bilgisi, gerçek dil kullanımında en erken ortaya çıkan alanlardan biridir, restoranda sipariş verirken, markette alışveriş yaparken, misafir ağırlarken ya da günlük bir soruya cevap verirken: „What did you have for lunch?"

Yemek kelime bilgisi ayrıca çok önemlidir, çünkü Britanya ve Amerikan İngilizcesi burada en belirgin şekilde ayrılır. Londra’da „chips" denilen şeye (patates kızartması), New York’ta „fries" derler. Britanya’daki „aubergine", Amerikalılar için „eggplant" olur. Bu farklar hata değildir, iki varyantın doğal gelişiminin sonucudur. Cambridge English Dictionary ve Oxford English Dictionary bu farkları belgeliyor.

"The vocabulary of food and eating is one of the most culturally embedded domains of any language, it reflects history, migration, and the daily rhythms of social life."

(David Crystal, The Cambridge Encyclopedia of the English Language, Cambridge University Press, 2019)

Bu rehber, yemek kelime bilgisinin tamamını kapsar. Öğün adlarından başlar. Meyveler, sebzeler ve etlerden geçer. Restoran ifadeleriyle devam eder. Sonunda Britanya ve Amerikan karşılaştırması vardır.


İngilizcede öğünler

İngilizcede genelde günde üç ana öğün vardır. Ancak adları ve saatleri konusunda Britanya ve Amerikan farkları da bulunur. Örneğin „dinner" kelimesi, günün saatine ve bağlama göre iki varyantta farklı anlamlara gelebilir.

⚠️ Dessert vs. Desert: Klasik tuzak

A dessert (tatlı, dih-ZURT) iki „s" ile yazılır. A desert (çöl, DEZ-urt) tek „s" ile. Telaffuz da farklıdır, tatlıda vurgu ikinci hecededir. İyi bir hatırlatma: tatlıdan her zaman bir tane daha istersin (two s-es), çölden ise istemezsin.


İngilizcede meyveler

İngilizcedeki meyve kelime bilgisi büyük ölçüde Latin ve Cermen kökenlidir. Ancak birçok kelime, sömürgecilik döneminden ve tropik ticaret sayesinde dile girmiştir. Oxford English Dictionary’ye göre „mango" Tamilce māṅkāy kelimesinden gelir. „pineapple" ise 17. yüzyıl kâşiflerinin betimlemelerinden doğmuştur. Meyvenin şekli çam kozalağını, tadı da elmayı hatırlatmıştır.

„cherry" kelimesi Türkçede hem kirazı hem de vişneyi kapsayabilir. İngilizcede ayrım yoktur, ikisi de „cherry" olur. Netleştirmek istersen şunu söyle: sweet cherry (kiraz) veya sour cherry (vişne).


İngilizcede sebzeler

Sebze kelime bilgisini öğrenirken Britanya ve Amerikan farklarına özellikle dikkat et. Birleşik Krallık ve ABD’de aynı sebze için farklı kelimeler kullanılır. Bu durum sadece kelime öğrenmeyi değil, menü okumayı da etkiler.

🌍 Britanya ve Amerikan sebze kelimeleri: En yaygın farklar

Gıda kelime bilgisi, Britanya ve Amerikan İngilizcesinin en çok ayrıldığı alanlardan biridir. En önemli çiftler: aubergine (UK) = eggplant (US), courgette (UK) = zucchini (US), coriander (UK) = cilantro (US), rocket (UK) = arugula (US). Bu kelimeler İtalyanca, Fransızca ve İspanyolca kökenlidir. İngilizceye iki kıtada farklı göç dalgalarıyla girmiştir.


Etler ve proteinler

İngilizce öğrenenler için et kelime bilgisindeki en önemli noktalardan biri şudur: Hayvanın adı ile etinin adı çoğu zaman farklıdır. Bu durum, Norman fethinden (1066) sonra ortaya çıkan Fransızca ve İngilizce iki dilliliğe dayanır. Hayvanı yetiştiren Anglo-Sakson köylüler Cermen kökenli adı kullanırdı. Sofrada yemek yiyen Norman soyluları ise Fransızca kelimeyi söylerdi.

💡 'salmon' kelimesindeki sessiz 'l'

A salmon telaffuzu /ˈsæmən/ şeklindedir, „l" harfi okunmaz. Bu, Türkçe konuşanların sık yaptığı telaffuz hatalarından biridir. Yemek kelime bilgisinde benzer sessiz ünsüzlü kelimeler: yolk (yumurta sarısı, 'l' sessiz), almond (badem, 'l' isteğe bağlı olarak sessiz). Merriam-Webster sözlüğü almond için iki telaffuzu da kabul eder. Ancak salmon için standart olan sadece sessiz 'l'li biçimdir.


Kahvaltılık yiyecekler

İngiliz kahvaltısı, kültürel olarak en ayırt edici yemek kategorilerinden biridir. British Council verilerine göre "Full English Breakfast" bugün de en bilinen Britanya kültürel sembollerinden biridir. Yabancı öğrenenler bunu genelde tanıdık bölgelerle ilişkilendirir.

🌍 Full English vs. American Breakfast

Geleneksel Britanya „Full English Breakfast" (veya „fry-up") şunları içerir: bacon, fried egg, sausage, baked beans, toast, fried tomato ve mantar. Bu kahvaltı hafta içi nadirdir. Hafta sonu ve otellerde ise genelde bulunur. Amerikan kahvaltısı ise daha çok tatlı tarafa kayar: maple syrup ile pancakes veya waffles, yanında bacon ve yumurta. Britanya ve Amerikan kahvaltısında pankek de farklıdır. İngiliz pankeki (crêpe’e benzer, ince) Amerikanın kalın ve fluffy pancake’inden farklıdır.


İçecekler

İçecek kelime bilgisi de Britanya ve Amerikan farkları içerir. Bu farklar özellikle gazlı içecek adlarında görülür. İngilizce, içecekleri anlatmada en zengin kelime dağarcıklarından birine sahiptir. Oxford English Dictionary’de 200’den fazla farklı içecek maddesi bulunur.

🌍 Soda, Pop, Fizzy Drink: Hangisi ne zaman?

Gazlı içecek için İngilizcede birden fazla kelime vardır. Bunlar güçlü biçimde bölgeseldir. Amerikalılar genelde soda der (doğu yakası) veya pop der (Ortabatı ve Kanada). Britanya’da fizzy drink genel kabul gören nötr seçenektir. pop ise Kuzey İngiltere’ye özgü bölgesel bir kullanımdır. Hangi varyantla karşı karşıya olduğunu bilmiyorsan soft drink nötrdür ve herkes anlar. Uçakta, otellerde ve menülerde sık kullanılır.


Restoranda sipariş cümleleri

Yemek kelime bilgisini bilmek yetmez. Yemeği nasıl sipariş edeceğini de bilmelisin. Aşağıdaki cümleler ve ifadeler, masadan ödeme aşamasına kadar çoğu restoran durumunu kapsar.

Restoranda en nazik sipariş biçimi „I'd like..." veya „Could I have..." ile başlayan cümledir. Sadece isim söyleyerek sipariş vermek (ör. „Chicken!") İngilizcede Türkçeye göre daha kaba ve yapay durur. Her zaman please ekle: „I'd like the chicken, please."

Hesap istemede Britanya ve Amerikan farkı şudur: İngiltere’de „The bill, please", Amerika’da „Check, please" yaygındır. İki ülkede de anlaşılır. Ancak yerel kullanım daha nazik bir izlenim verir.


Britanya ve Amerikan yemek sözlüğü

Aşağıda yemek kelime bilgisindeki en yaygın Britanya ve Amerikan farklarını özetliyoruz. Bu tablo, Britanya dizileri izlerken (orada chips = patates kızartması) veya Amerikan tarifleri okurken (orada eggplant = patlıcan) özellikle faydalıdır.

TürkçeBritanya İngilizcesiAmerikan İngilizcesi
Patates kızartması (çubuk)chips(French) fries
Cips (atıştırmalık)crispschips
Patlıcanaubergineeggplant
Kabakcourgettezucchini
Kişnişcoriandercilantro
Yulaf lapasıporridgeoatmeal
Izgaragrillbroiler
Tepsi (fırın kabı)tinpan / baking sheet
Gazlı içecekfizzy drinksoda / pop
Şekerci dükkanısweet shopcandy store

💡 En önemli kural: chips vs. fries

En yaygın yanlış anlama şudur: Britanya İngilizcesinde chips patates kızartmasıdır. Amerikalılar aynı şeye fries veya French fries der. Amerikalıların chips dediği şey (çıtır, paketli atıştırmalık) Britanya’da crisps olur. Londra’da fish and chips söylersen kızarmış balık ve patates kızartması gelir, balık ve cips gelmez.

Bu farklar yeni değildir. Britanya ve Amerikan İngilizcesi 1600’lerden beri ayrı bir gelişim yolu izledi. Çoğu durumda Britanya varyantı daha eskidir. Amerikan varyantı ise kelimenin değiştirilmiş veya kısaltılmış biçimidir. Örneğin eggplant kelimesi şuradan gelir: Patlıcanın bazı beyaz, yumurta biçimli türleri gerçekten yumurtaya benzer.


Faydalı yemek tanımlayıcı kelimeler

Yemek sipariş ederken ve anlatırken tat belirten sıfatlar da gereklidir. Aşağıdaki kelimeler, nasıl bir yemek istediğini net söylemene yardım eder. Yediğin şeyin nasıl olduğunu anlatmak için de kullanırsın.

TürkçeİngilizceTelaffuz
AcıspicySPY-see
Tatlısweetsweet
EkşisourSOW-ur
TuzlusaltySAWL-tee
AcımsıbitterBIT-ur
Lezzetlitasty / deliciousTAY-stee / duh-LIʃ-us
Tazefreshfreʃ
Pişmişcooked / boiledkukt / boyld
Kızarmış (tavada)friedfryde
Fırında (pişmiş)baked / roastedbaykd / ROH-stid
Çiğrawraw
Sıcakhothot
Soğukcoldkohld

Restoranda özellikle işe yarar: „Is it very spicy?" (Çok acı mı?), „Is it fresh?" (Taze mi?), „How is it cooked?" (Nasıl pişiriliyor?). Pişirme yöntemleri içinde en yaygın olanlar: grilled (ızgara), steamed (buharda), stir-fried (wokta hızlı kavrulmuş), deep-fried (bol yağda kızartılmış).


Gerçek İngilizce içeriklerle pratik yap

Yemek kelime bilgisi, gerçek hayatta en iyi şekilde kalıcı olur. Bu kelimeleri doğal bağlamda, gerçek İngilizce içeriklerde duyduğunda daha hızlı oturur. Restoran sahneleri, yemek programları, alışveriş diyalogları, hepsi canlı kelime bilgisi için iyi kaynaklardır.

Wordy ile burada öğrendiğin kelimeleri İngilizce film ve dizilerde, etkileşimli altyazılarla duyabilirsin. Yemekle ilgili bir kelime geçtiğinde üzerine dokun. Çeviriyi gör, telaffuzu dinle ve tekrar için kaydet.

İngilizce öğrenmek için en iyi filmler rehberimizde, bol yemek kelime bilgisi içeren filmler de bulursun. Britanya komedilerinden Amerikan dramalarına kadar örnekler var. Julie & Julia, Ratatouille ve Chef özellikle zengin bir mutfak kelime dağarcığı sunar. Restoran diyaloglarında da çok sayıda gerçek ifade geçer.

Sıkça Sorulan Sorular

İngilizcede üç ana öğün nasıl söylenir?
Kahvaltı: „breakfast" (/ˈbrɛkfəst/), öğle yemeği: „lunch" (/lʌntʃ/), akşam yemeği: Amerikan İngilizcesinde „dinner" (/ˈdɪnər/) ya da daha geleneksel Britanya kullanımında „supper" (/ˈsʌpər/). „Dinner" bağlama göre öğle yemeğini de anlatabilir, Britanya’da „Sunday dinner" çoğu zaman öğle yemeğidir.
İngilizcede „meal" ile „food" arasındaki fark nedir?
„Food" (/fuːd/) genel olarak „yemek, gıda" anlamına gelir. „Meal" (/miːl/) ise belirli bir öğünü, yani yemek yeme zamanını ifade eder: „a healthy meal" (sağlıklı bir öğün), „three meals a day" (günde üç öğün). Örnek: „What's your favorite food?" ve „Did you enjoy your meal?"
Restoranda İngilizce nasıl sipariş verilir?
En doğal sipariş kalıpları: „I'd like [yemek], please." (/aɪd laɪk/), „Could I have [yemek]?" (/kʊd aɪ hæv/) veya „I'll have [yemek]." (/aɪl hæv/). Faydalı sorular: „What do you recommend?", „Is this dish spicy?", „Can I see the menu?"
İngilizcede „eggplant" ile „aubergine" arasındaki fark nedir?
„Eggplant" (/ˈɛɡplænt/) patlıcanın Amerikan İngilizcesindeki adıdır, „aubergine" (/ˈoʊbərʒiːn/) ise Britanya İngilizcesinde kullanılır. Benzer Britanya ve Amerikan çiftleri: coriander/cilantro, courgette/zucchini, chips/fries. Britanya’da „chips" patates kızartmasıdır, ABD’de „chips" cips demektir.
Farklı içecekler İngilizcede nasıl söylenir?
Su: „water" (/ˈwɔːtər/), çay: „tea" (/tiː/), kahve: „coffee" (/ˈkɒfi/), süt: „milk" (/mɪlk/), meyve suyu: „juice" (/dʒuːs/), bira: „beer" (/bɪr/), şarap: „wine" (/waɪn/), gazlı içecek: ABD’de „soda", Britanya’da „fizzy drink". Britanya’da „pop" kuzeyde bölgesel bir kullanımdır.

Kaynaklar ve Referanslar

  1. Crystal, David (2019). İngiliz Dilinin Cambridge Ansiklopedisi. Cambridge University Press.
  2. Merriam-Webster Dictionary (2026). merriam-webster.com.
  3. British Council (2023). İngilizce Dil Öğretimi: Küresel Araştırma Raporu.
  4. Oxford English Dictionary (2025). oed.com, yiyecek etimolojileri.

Wordy ile öğrenmeye başla

Gerçek film klipleri izle, izlerken kelime dağarcığını geliştir. İndirmesi ücretsiz.

App Store’dan indirGoogle Play'den edininChrome Web Mağazası'nda mevcut

Daha fazla dil rehberi